Genel Yolla Vatandaşlık
Genel Yolla Türk Vatandaşlığı Başvurusu
Türk vatandaşlığının sonradan kazanılması yollarından biri, Türkiye’de kesintisiz şekilde belirli süre ikamet eden yabancıların genel hükümler kapsamında Türk vatandaşlığı başvurusunda bulunmasıdır. Genel yolla Türk vatandaşlığı başvurusu, yatırım yoluyla vatandaşlık başvurularından farklı olarak belirli bir yatırım tutarına değil; başvuru sahibinin Türkiye’de yasal, kesintisiz ve yerleşme niyetini gösteren bir ikamet geçmişine sahip olmasına dayanır.
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu madde 11 kapsamında, Türk vatandaşlığını genel yolla kazanmak isteyen yabancının başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmiş olması gerekir. Ancak beş yıllık ikamet süresinin tamamlanması tek başına vatandaşlık hakkı doğurmaz. Başvuru sahibinin ayrıca ergin ve ayırt etme gücüne sahip olması, Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışlarıyla göstermesi, genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığının bulunmaması, iyi ahlak sahibi olması, yeterli düzeyde Türkçe konuşabilmesi, kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olması ve milli güvenlik ile kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hâlinin bulunmaması gerekir.
Bu başvuru yolu, özellikle Türkiye’de çalışma izniyle çalışan, aile ikamet izniyle yaşayan, uzun dönem ikamet iznine sahip olan, Türkiye’de taşınmazı veya ticari faaliyeti bulunan, Türkiye’de aile düzeni kurmuş ya da Türkiye’de kalıcı biçimde yerleşme iradesi gösteren yabancılar bakımından önem taşır.
Bu rehber, Türkiye’de beş yıl ikamet izni sonrasında genel yolla Türk vatandaşlığına başvurmak isteyen yabancılara yönelik olarak ikamet süresi, geçerli ikamet türleri, gün sayımı, başvuru belgeleri, başvurunun kimleri kapsadığı ve vatandaşlık sürecinde dikkat edilmesi gereken temel hususları açıklamak amacıyla hazırlanmıştır.
Rehber yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık için lütfen uzman bir avukattan destek alınız.
BİRİNCİ BÖLÜM - GENEL YOLLA TÜRK VATANDAŞLIĞI BAŞVURUSUNUN HUKUKİ DAYANAĞI
Genel yolla Türk vatandaşlığı başvurusu, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 11. maddesi ve Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik hükümleri kapsamında düzenlenmektedir. Bu başvuru türünde vatandaşlık, doğrudan veya otomatik olarak kazanılmaz. Başvuru sahibi, kanunda öngörülen şartları taşıdığını belgelemeli ve idari makamlar tarafından yapılacak inceleme sonucunda vatandaşlığa alınmasının uygun görülmesi gerekir.
Genel yolla vatandaşlık başvurusunda temel şart, başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmiş olmaktır. Ancak bu beş yıllık sürenin yalnızca takvimsel olarak dolması yeterli değildir. İkametin yasal olması, Türkiye’de yerleşme niyetini göstermesi, kabul edilen ikamet türlerine dayanması ve yurtdışı kalış süreleri nedeniyle kesintiye uğramamış olması gerekir.
Bu nedenle genel yolla vatandaşlık başvurusu yapılmadan önce başvuru sahibinin son beş yıllık ikamet geçmişi, ikamet izin türleri, Türkiye’ye giriş ve çıkış kayıtları, çalışma izni veya ikamet izni süreleri, adres kayıtları ve aile durumu birlikte değerlendirilmelidir.
İKİNCİ BÖLÜM - GENEL YOLLA TÜRK VATANDAŞLIĞI ŞARTLARI
Genel yolla Türk vatandaşlığı başvurusunda aranan temel şartlar şunlardır:
- Başvuru sahibinin kendi milli kanununa, vatansız ise Türk Medeni Kanunu’na göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olması,
- Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmiş olması,
- Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışlarıyla teyit etmesi,
- Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığının bulunmaması,
- İyi ahlak sahibi olması,
- Toplumsal yaşama uyum sağlayabilecek düzeyde Türkçe konuşabilmesi,
- Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olması,
- Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hâlinin bulunmaması.
Bu şartların tamamı birlikte değerlendirilir. Beş yıllık ikamet süresini tamamlayan her yabancının vatandaşlık başvurusu kendiliğinden kabul edilmez. İdare, başvuru sahibinin Türkiye ile kurduğu fiili bağı, sosyal uyumunu, gelir durumunu, adli sicilini, kamu düzeni bakımından durumunu ve Türkiye’de kalıcı olarak yerleşme iradesini inceler.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM - BEŞ YILLIK İKAMET ŞARTI
Genel yolla Türk vatandaşlığı başvurusu yapabilmek için başvuru sahibinin başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmiş olması gerekir. Bu süre, ileriye dönük değil, başvuru tarihinden geriye doğru hesaplanır.
Örneğin başvuru tarihi 1 Temmuz 2026 ise, başvuru sahibinin 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren Türkiye’de kesintisiz ve yasal ikamet geçmişine sahip olması beklenir. Bu süre içinde ikamet izinleri arasında uzun boşluklar bulunmamalı, başvuru sahibi vize ihlali veya izinsiz kalış durumuna düşmemeli ve yurtdışı kalış süreleri ikameti kesintiye uğratacak seviyeye ulaşmamalıdır.
Beş yıllık sürenin hesabında yalnızca Türkiye’de fiilen bulunulan günler değil, aynı zamanda bu kalışın hangi hukuki statüye dayandığı da önemlidir. Yasal ikamet izni bulunmaksızın Türkiye’de geçirilen süreler genel yolla vatandaşlık başvurusu bakımından geçerli ikamet olarak kabul edilmez.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM - GÜN SAYIMI VE YURTDIŞINDA KALIŞ SÜRELERİ
Genel yolla vatandaşlık başvurularında en önemli konulardan biri, başvuru sahibinin Türkiye dışında geçirdiği sürelerin ikamet şartını kesip kesmediğidir. Başvuru tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem içinde yabancının Türkiye’ye giriş ve çıkış kayıtları incelenir.
Uygulamada gün sayımı yapılırken özellikle şu hususlara dikkat edilmelidir:
- Son beş yıl içinde Türkiye dışında geçirilen toplam süre,
- Son bir yıl içinde Türkiye dışında geçirilen toplam süre,
- Yurtdışı kalışların zorunlu kamu hizmeti, eğitim veya sağlık gibi haklı nedenlere dayanıp dayanmadığı,
- Yabancının Türkiye’de geçerli ikamet izni veya çalışma izni bulunup bulunmadığı,
- İkamet izinleri arasında boşluk olup olmadığı,
- Yabancının Türkiye’de yerleşme niyetini gösteren fiili bağlarının devam edip etmediği.
Genel ikamet hukuku bakımından, zorunlu kamu hizmeti, eğitim ve sağlık nedenleri hariç olmak üzere, bir yılda toplam altı ayı geçen veya son beş yıl içinde toplam bir yılı aşan Türkiye dışında kalışlar ikamette kesinti olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle genel yolla vatandaşlık başvurusu planlayan kişilerin son beş yıllık dönemde toplam bir yıldan fazla; özellikle son bir yıllık dönemde ise toplam altı aydan fazla yurtdışında kalmamaya dikkat etmesi gerekir.
Bununla birlikte vatandaşlık başvurularında idari uygulama daha ihtiyatlı değerlendirilebilmektedir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri uygulamasında, aranan ikamet süresi içinde Türkiye dışında geçirilen toplam sürenin altı ayı aşması hâlinde ikamet süresinin kesildiği yönünde değerlendirme yapılabildiğinden, başvuru öncesinde giriş-çıkış kayıtları ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
Bu nedenle genel yolla vatandaşlık başvurusu yapılmadan önce başvuru sahibinin Emniyet veya ilgili makamlar nezdindeki yurda giriş-çıkış kayıtları alınmalı, son beş yıllık dönem gün gün hesaplanmalı ve başvurunun risk taşıyıp taşımadı değerlendirilmelidir.
BEŞİNCİ BÖLÜM - HANGİ İKAMET İZİNLERİ GEÇERLİ KABUL EDİLİR?
Genel yolla Türk vatandaşlığı başvurusunda her ikamet izni türü otomatik olarak geçerli ikamet kabul edilmez. Yasal ikamet izni bulunması gerekir; ancak bu ikamet izninin Türkiye’de yerleşme niyetini gösteren nitelikte olması da önemlidir.
Genel olarak Türkiye’de yerleşme iradesini gösterebilecek ikamet veya izin türleri şunlardır:
- Çalışma izni,
- Aile ikamet izni,
- Uzun dönem ikamet izni,
- Türkiye’de taşınmaz sahibi olmaya dayalı kısa dönem ikamet izni,
- Ticari bağlantı, iş kurma, yatırım veya benzeri yerleşme niyetini gösteren kısa dönem ikamet izinleri,
- Türkiye’de aile düzeni kurulduğunu gösteren ikamet izinleri,
- Türkiye’de uzun süreli ve kesintisiz yaşamaya dayanak oluşturan diğer yasal ikamet izinleri.
Çalışma izni, kanun gereği ikamet izni yerine de geçtiğinden, çalışma izniyle Türkiye’de bulunan yabancıların bu süreleri genel yolla vatandaşlık başvurusu bakımından önem taşıyabilir. Ancak çalışma izni sürelerinde de Türkiye’de fiilen bulunma, yurtdışı kalış süresi ve izinler arasında kesinti bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
Buna karşılık, Türkiye’de yerleşme niyetini göstermeyen bazı ikamet türleri vatandaşlık başvurusu bakımından geçerli ikamet olarak kabul edilmeyebilir. Özellikle turistik amaçlı ikamet izni, öğrenim ikamet izni, öğrenim gören çocuğa refakat amacıyla alınan ikamet izni, tedavi amacıyla alınan ikamet izni, sığınma veya iltica başvurusuna dayalı kalışlar ve diplomatik veya konsüler ayrıcalık sağlayan yabancı misyon personeli kimlik kartları genel yolla vatandaşlık başvurusunda geçerli ikamet olarak değerlendirilmeyebilir.
Bu nedenle başvuru sahibinin yalnızca beş yıldır Türkiye’de bulunması yeterli değildir. Türkiye’de hangi ikamet izniyle bulunduğu, bu ikametin Türkiye’de kalıcı yerleşme niyetini gösterip göstermediği ve önceki ikamet türlerinin başvuru bakımından sayılıp sayılmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
ALTINCI BÖLÜM - TURİSTİK İKAMET İZNİ VE ÖĞRENCİ İKAMET İZNİ BAKIMINDAN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Turistik ikamet izni, genel yolla vatandaşlık başvurularında en sık sorun yaratan ikamet türlerinden biridir. Çünkü turistik amaçla alınan ikamet izni, kural olarak Türkiye’de yerleşme niyetini gösteren bir ikamet türü olarak değerlendirilmez. Bu nedenle yalnızca turistik ikamet izniyle Türkiye’de beş yıl kalmış olmak, genel yolla Türk vatandaşlığı başvurusu için yeterli kabul edilmez. Turistik ikamet izni vatandaşlık başvurusu açısından oldukça sıkıntılı bir ikamet izni türüdür. Turistik ikamet izniyle geçirilen süreler gün sayımına dahil edilmediği gibi, vatandaşlık başvurusuna esas kabul edilebilecek olan ikamet izni türlerinden(aile, taşınmaz vb.) birine sahip olarak Türkiye’de geçirilen sürelerin ardından kısa bir dönem için dahi olsa bir süreliğine turistik ikamet izni almış olmak önceki ikamet izni türlerinde geçirilen süreleri sıfırlar ve kişinin vatandaşlık başvurusuna esas teşkil edebilecek Türkiye’de kalış süresi yokmuş gibi düşünülür.
Öğrenci ikamet izni bakımından da benzer şekilde dikkatli olunmalıdır. Türkiye’de eğitim amacıyla bulunan yabancıların öğrenim ikamet izinleri, genel yolla vatandaşlık başvurusunda doğrudan yerleşme niyeti gösteren ikamet türü olarak kabul edilmeyebilir. Ancak başvuru sahibinin Türkiye’de eğitimini tamamlaması, sonrasında çalışma izni, aile ikameti, taşınmaz, iş kurma veya uzun dönem ikamet gibi geçerli kabul edilebilecek bir statüye geçmesi durumunda dosya özelinde değerlendirme yapılabilir. Öğrenci ikamet izni ile Türkiye’de kalınan süreler vatandaşlık başvurusu için gerekli 5 yıllık sürenin hesabında dikkate alınır ve geçerli ikamet izni olarak değerlendirilecekse de; 5 yıllık sürenin sonunda vatandaşlık başvurusu yapılmak istendiği sırada aktif öğrenci ikamet izninin bulunuyor olması vatandaşlık başvurusuna engeldir. Bu aşamada kişi mevzuatta belirtilen geçerli ikamet izinlerinden birine ya da çalışma iznine geçiş yapmış olmak zorundadır.
Bu nedenle turistik veya öğrenci ikametiyle Türkiye’de uzun süre kalmış kişilerin genel yolla vatandaşlık başvurusu yapmadan önce ikamet geçmişleri ayrıntılı biçimde incelenmelidir. Özellikle turistik ikamet sürelerinin sonradan geçerli bir ikamet türüne geçilse dahi hesaba katılıp katılmayacağı bakımından dikkatli olunmalıdır.
YEDİNCİ BÖLÜM - BAŞVURU SIRASINDA GEÇERLİ İKAMET İZNİ VEYA ÇALIŞMA İZNİ BULUNMASI
Genel yolla Türk vatandaşlığı başvurusu yapılırken başvuru sahibinin Türkiye’de geçerli bir ikamet izni veya çalışma izni bulunmalıdır. Başvuru tarihinden geriye doğru beş yıllık ikamet şartı sağlanmış olsa dahi, başvuru anında geçerli bir ikamet izninin bulunmaması dosyanın işleme alınmasını engelleyebilir.
Başvuru belgeleri arasında, başvuru tarihinden ileriye doğru vatandaşlık işlemlerinin sonuçlandırılmasına yetecek süreli ikamet tezkeresi aranır. Bu nedenle ikamet izninin süresinin dolmasına çok kısa süre kalmış başvurularda, sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için ikamet izni uzatma işlemleri vatandaşlık başvurusundan önce planlanmalıdır.
Çalışma izni olan yabancılar bakımından ayrıca ikamet izni alınması gerekmeyebilir; çünkü çalışma izni belirli koşullarda ikamet izni yerine geçer. Ancak çalışma izninin geçerli olması, başvuru sırasında süresinin devam etmesi ve önceki çalışma izni sürelerinde boşluk bulunmaması önemlidir.
Başvuru sahibinin yasal statüsünün başvuru sırasında sona ermiş olması, uzatma başvurusunun yapılmamış olması veya ikamet izni ihlali bulunması vatandaşlık başvurusu bakımından ciddi risk oluşturur. Nitekim ikamet izni süresinin bitmesine 1 aydan az kalan başvurucuların başvuruları Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından genellikle kabul edilmemektedir.
Bu aşamada en önemli husus vatandaşlık başvurusu ya da başvuruya esas gün sayımı yapılmak istendiği sırada mevzuatta belirtilen ikamet izni türlerinden birine sahip olma zorunluluğudur. Aksi takdirde, diğer ikamet izni türleriyle gün sayımı yaptırmak ve vatandaşlık başvurusu yapmak mümkün değildir. Gün sayımı başvurusu sırasında başvurucular taşınmaz ikamet izni(b), aile ikamet izni(a), uzun dönem ikamet izni ya da çalışma izninden birine sahip olmak zorundadır. Bu türler dışındaki ikamet izinlerine sahip kişilerin vatandaşlık başvurusu ya da gün sayımı talepleri kabul edilmeyecektir.
SEKİZİNCİ BÖLÜM - TÜRKİYE’DE YERLEŞME NİYETİNİN GÖSTERİLMESİ
Genel yolla vatandaşlık başvurusunda yalnızca beş yıl ikamet etmek yeterli değildir. Başvuru sahibinin Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışlarıyla göstermesi gerekir.
Türkiye’de yerleşme niyetini gösterebilecek bazı durumlar şunlardır:
- Türkiye’de taşınmaz edinmek,
- Türkiye’de iş kurmak,
- Türkiye’de yatırım yapmak,
- Ticaret veya iş merkezini Türkiye’ye taşımak,
- Çalışma iznine tabi olarak bir iş yerinde çalışmak,
- Ailece Türkiye’de ikamet etmek,
- Türk vatandaşı ile evli olmak,
- Daha önce Türk vatandaşlığını kazanmış ana, baba, kardeş veya çocuk sahibi olmak,
- Eğitimini Türkiye’de tamamlamış olmak,
- Uzun süreli ikamet iznine bağlı olarak Türkiye’de yaşamak,
- Türkiye’de sosyal, ekonomik ve ailevi bağlar kurmak.
Bu unsurların tamamının aynı anda bulunması gerekmez. Ancak başvuru sahibinin Türkiye’de geçici, turistik veya kısa süreli kalış amacıyla değil, kalıcı biçimde yerleşme amacıyla bulunduğunu gösterebilmesi gerekir.
DOKUZUNCU BÖLÜM - GELİR, MESLEK VE GEÇİM ŞARTI
Genel yolla Türk vatandaşlığı başvurusunda başvuru sahibinin Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimini sağlayabilecek gelire veya mesleğe sahip olması gerekir.
Bu şart, başvuru sahibinin Türkiye’de sosyal yardım ihtiyacı olmaksızın yaşamını sürdürebilecek ekonomik imkâna sahip olup olmadığının değerlendirilmesi bakımından önemlidir. Gelir veya meslek durumunun ispatında şu belgeler kullanılabilir:
- Çalışma izni,
- Maaş bordrosu,
- İş sözleşmesi,
- Vergi levhası,
- Şirket ortaklık belgeleri,
- Banka hesap dökümleri,
- Taşınmaz kira gelirleri,
- Emeklilik gelirleri,
- Düzenli gelir veya mesleki faaliyeti gösteren diğer belgeler.
Gelirin düzenli, sürdürülebilir ve başvuru sahibinin aile yükümlülükleriyle uyumlu olması gerekir. Yalnızca kısa süreli veya belirsiz kaynaklı para hareketleri, geçim şartının ispatı bakımından her zaman yeterli görülmeyebilir.
ONUNCU BÖLÜM - TÜRKÇE BİLME VE MÜLAKAT SÜRECİ
Genel yolla vatandaşlık başvurusunda başvuru sahibinin toplumsal yaşama uyum sağlayabilecek düzeyde Türkçe konuşabilmesi gerekir. Bu şart, başvuru sahibinin ileri akademik düzeyde Türkçe bilmesini zorunlu kılmaz; ancak günlük yaşamda kendisini ifade edebilmesi, basit sorulara cevap verebilmesi ve Türkiye’de sosyal hayata uyum sağlayabilecek iletişim becerisine sahip olması beklenir.
Başvuru sürecinde başvuru sahibi vatandaşlık inceleme komisyonu tarafından mülakata alınabilir. Mülakatta genellikle başvuru sahibinin Türkçe konuşma becerisi, Türkiye’deki yaşamı, aile durumu, mesleği, gelir durumu, Türkiye’de yerleşme amacı, sosyal çevresi ve vatandaşlık başvurusuna ilişkin beyanları değerlendirilir.
Mülakat aşamasında verilen cevapların dosyadaki belgelerle uyumlu olması önemlidir. Türkiye’de fiilen yaşamayan, adres kaydı ile gerçek yaşam yeri arasında uyumsuzluk bulunan veya Türkiye’de yerleşme niyetini yeterince gösteremeyen başvurular risk taşıyabilir.
ON BİRİNCİ BÖLÜM - BAŞVURUNUN KİMLERİ KAPSADIĞI
Genel yolla Türk vatandaşlığı başvurusu esas olarak başvuru sahibi yabancı gerçek kişi hakkında sonuç doğurur. Yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığının kazanılması, kural olarak başvuru sahibinin eşinin vatandaşlığına doğrudan etki etmez. Bu nedenle eş, yalnızca başvuru sahibinin vatandaşlık kazanmasıyla otomatik olarak Türk vatandaşı olmaz.
Başvuru sahibinin ergin olmayan çocukları bakımından ise ayrı değerlendirme yapılır. Ana veya babadan birinin Türk vatandaşlığını kazanması hâlinde, velayet kendisinde bulunan ergin olmayan çocuklar, diğer eşin muvafakatiyle birlikte Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ana ve baba birlikte Türk vatandaşlığını kazanıyorsa, ergin olmayan çocuklar da belirli şartlar altında birlikte işlem görebilir.
Ergin çocuklar ise anne veya babaya bağlı olarak otomatik şekilde vatandaşlık kazanmaz. Başvuru süreci devam ederken ergin hale gelen çocuklar bakımından da kişisel statü değişeceğinden, bu kişilerin ayrı başvuru yapması gerekebilir.
Bu nedenle genel yolla vatandaşlık başvurusu yapılırken aile bireylerinin kimlerden oluştuğu, çocukların yaşları, velayet durumu, diğer ebeveynin muvafakati ve aile belgeleri başvuru öncesinde ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.
ON İKİNCİ BÖLÜM - BAŞVURU İÇİN GEREKLİ BELGELER
Genel yolla Türk vatandaşlığı başvurusunda genel olarak aşağıdaki belgeler hazırlanır:
- Başvuru formu,
- Biyometrik fotoğraf,
- Pasaport veya pasaport yerine geçen belge,
- Vatansızlık durumu varsa buna ilişkin belge,
- Doğum belgesi veya kimlik bilgilerini gösteren resmi belge,
- Medeni hal belgesi,
- Evli ise evlenme belgesi,
- Boşanmış ise boşanmayı gösteren belge,
- Dul ise eşe ait ölüm belgesi,
- Eş ve çocuklarla aile bağını gösteren nüfus kayıt örneği veya benzeri belge,
- Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden hastalığı bulunmadığını gösteren sağlık raporu,
- Gelir veya meslek durumunu gösteren belgeler,
- Çalışma izni, banka kaydı veya benzeri belgeler,
- Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet edildiğini gösteren yurda giriş-çıkış kayıtları,
- Başvuru tarihinden ileriye doğru yeterli süreli ikamet izni veya çalışma izni,
- Kesinleşmiş mahkeme kararı varsa onaylı örneği,
- Hizmet bedeli makbuzu,
- Gerekli görülmesi hâlinde ek bilgi ve belgeler.
Yabancı ülkelerden alınan belgelerin usulüne uygun şekilde apostil veya konsolosluk onayı yapılmalı, Türkçe tercümeleri noter onaylı olarak hazırlanmalıdır. Belgelerde ad, soyad, doğum tarihi, doğum yeri, medeni hal ve aile bağı bilgilerinin tutarlı olması gerekir.
ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM - BAŞVURU MAKAMI VE SÜRECİN İŞLEYİŞİ
Genel yolla Türk vatandaşlığı başvuruları yurt içinde yerleşim yerinin bulunduğu valiliğe, yani İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne yapılır. Başvuru, bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin özel vekâletname ile yapılabilir. Posta yoluyla yapılan başvurular kabul edilmez.
Başvuru süreci genel olarak şu aşamalardan oluşur:
1) Başvuru sahibinin ikamet geçmişinin ve şartlara uygunluğunun değerlendirilmesi,
2) Giriş-çıkış kayıtlarının ve ikamet izinlerinin incelenmesi,
3) Geçerli ikamet izni veya çalışma izni durumunun kontrol edilmesi,
4) Gerekli belgelerin hazırlanması,
5) Başvurunun İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne yapılması,
6) Kişinin Emniyet Müdürlüğü nezdinde parmak izinin alınması,
7) Dosyanın ön incelemeye alınması,
8) Eksik belge varsa tamamlanması,
9) Komisyon veya mülakat sürecinin yürütülmesi,
10) Güvenlik ve arşiv araştırmasının yapılması,
11) Dosyanın İçişleri Bakanlığına gönderilmesi,
12) Başvurunun idari makamlarca değerlendirilmesi,
13) Uygun görülmesi hâlinde Türk vatandaşlığının kazanılması.
Başvurunun işleme alınması, vatandaşlığın mutlaka kazanılacağı anlamına gelmez. Yetkili makamlar başvuru sahibinin tüm şartları taşıyıp taşımadığını ayrıca değerlendirir.
ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM - BAŞVURU RİSKLERİ VE RED SEBEPLERİ
Genel yolla vatandaşlık başvurularında en sık karşılaşılan riskler şunlardır:
- Beş yıllık ikamet süresinin kesintisiz olmaması,
- Başvuru sahibinin son beş yıl içinde uzun süre yurtdışında kalmış olması,
- Son bir yıl içinde altı aydan fazla yurtdışında kalınması,
- İkamet izinleri arasında boşluk bulunması,
- Turistik ikametle geçirilen sürelerin vatandaşlık için yeterli sanılması,
- Başvuru sırasında geçerli ikamet izni veya çalışma izni bulunmaması,
- Türkiye’de yerleşme niyetinin yeterince gösterilememesi,
- Gelir veya meslek durumunun yeterli şekilde ispatlanamaması,
- Türkçe yeterliliğinin mülakatta yeterli görülmesi,
- Adli sicil veya devam eden ceza yargılaması bulunması,
- Milli güvenlik veya kamu düzeni bakımından olumsuz değerlendirme yapılması,
- Belgelerde kimlik, tarih veya medeni hal uyumsuzlukları bulunması,
- İdarenin takdir yetkisi.
Bu riskler nedeniyle genel yolla vatandaşlık başvurusu yapılmadan önce dosya ayrıntılı olarak incelenmeli ve başvurunun zamanlaması doğru belirlenmelidir.
ON BEŞİNCİ BÖLÜM - AVUKAT DESTEĞİNİN ÖNEMİ
Genel yolla Türk vatandaşlığı başvurusu, yalnızca form doldurma ve evrak tesliminden ibaret değildir. Başvuru öncesinde ikamet süresi, giriş-çıkış kayıtları, ikamet izni türleri, çalışma izni, aile durumu, gelir belgeleri ve kamu düzeni bakımından olası riskler birlikte değerlendirilmelidir.
Avukat desteği özellikle şu aşamalarda önemlidir:
- Beş yıllık ikamet süresinin hesaplanması,
- Yurtdışı kalış sürelerinin değerlendirilmesi,
- Geçerli ve geçersiz ikamet türlerinin ayrıştırılması,
- Başvuru sırasında gerekli ikamet izni veya çalışma izninin kontrol edilmesi,
- Aile bireylerinin başvuru kapsamına alınıp alınamayacağının değerlendirilmesi,
- Gerekli belgelerin hazırlanması,
- Yabancı belgelerin apostil, tercüme ve noter süreçlerinin yürütülmesi,
- Mülakat öncesi dosya tutarlılığının sağlanması,
- Eksik belge veya ek bilgi taleplerinin karşılanması,
- Red kararı hâlinde idari başvuru veya dava yollarının değerlendirilmesi.
Eksik veya hatalı hazırlanan başvurular, yalnızca sürecin uzamasına değil, başvurunun reddedilmesine de neden olabilir. Bu nedenle genel yolla Türk vatandaşlığı başvurularında sürecin başından itibaren hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Sürecin Genel Aşamaları
Genel Yolla Türk Vatandaşlığı Başvurusu Genel Aşamaları
Genel yolla Türk vatandaşlığı başvurusu genel olarak aşağıdaki aşamalardan oluşur:
- 1.Başvuru sahibinin ikamet geçmişinin incelenmesi,
- 2.Son beş yıllık giriş-çıkış kayıtlarının değerlendirilmesi,
- 3.Yurtdışı kalış sürelerinin hesaplanması,
- 4.İkamet izni türlerinin vatandaşlık başvurusu bakımından uygunluğunun kontrol edilmesini,
- 5.Başvuru sırasında geçerli ikamet izni veya çalışma izni bulunup bulunmadığının tespiti,
- 6.Türkiye’de yerleşme niyetini gösteren belgelerin hazırlanması,
- 7.Gelir, meslek, sağlık, medeni hal ve aile belgelerinin tamamlanması,
- 8.İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne başvuru yapılması,
- 9.Emniyet Genel Müdürlüğü nezdinde parmak izi verme işleminin tamamlanması,
- 10.Ön inceleme, mülakat ve komisyon süreçlerinin yürütülmesi,
- 11.Güvenlik ve arşiv araştırmasının tamamlanması,
- 12.Dosyanın yetkili makamlarca değerlendirilmesi,
- 13.Uygun görülmesi hâlinde Türk vatandaşlığının kazanılması.
HUKUKİ ÇERÇEVE
Yasal Dayanak
• 5901 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu
Türk vatandaşlığının kazanılması, kaybı ve vatandaşlığa ilişkin temel usul ve esasları düzenler.
• 5901 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu Madde 11
Genel yolla Türk vatandaşlığının kazanılması için aranan şartları düzenler.
• Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik
Genel yolla vatandaşlık başvurusunun usul ve esaslarını düzenler.
• 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu
İkamet izni, çalışma izninin ikamet izni yerine geçmesi ve ikamette kesinti hükümleri bakımından önem taşır.